Fringe'ten Beklentiler ve Verdiği Cevap

1 Yorum

Özellikle 2.Sezonuyla damağımızda harika bir tat bırakan ve bizleri kendisine hayran bırakan Fringe 3.Sezonu ile adeta hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor. Aslında konu olarak iyi gitse de reyting olarak yerlerde sürünüyor.


Sağ tarafta geçen ay açtığım ankette'de Fringe açık ara sezonun en yüksek beklentili dizisi çıktı, bu Amerika'da bu kadar olmasa da, bizde sezona damgasını vurması bekleniyor. Peki Fringe ne durumda ?


Sezona hızlı başlangıç yaptı ancak devamını getirmekte zorlandı, bunun tek ve tek nedeni bence bölümlük konular. Bunlara 3.sezonda daha az yer verse de her böyle bölümde reyting biraz daha düştü ve oranlar 1.7 seviyesine kadar düştü, bu seviye dizi iptal için yeterli bir oran ancak Fringe 2.sezonunda 2.2 ortalamayla onay almış bir dizi yani kemik bir kitlesi mevcut.


Bu düşüşün sebebi işin özüne bakarsak J.J.Abrams yapımlarına karşı olan antipati, yani Lost'un tatmin etmeyen finalinden sonra (öyle bir dizi finali asla tatmin edici olamazdı) Amerika'da J.J. yapımlarına karşı bir antipati başladı. Bunun ilk örneği yine J.J. yapımı undercovers'ın 1.5 sularında dolaşıp en sonunda iptal olmasını gösterebiliriz. Ve tabii ki Fringe. Fringe'de tek başına değil J.J hatta Alex Kurtzman arkasında kalıyor ancak adının geçtiği her yapımda bu tür sorunları yaşamaya devam edecek gibi duruyor.


Bundan sonrası ne olacak ? Eğer Fringe 2 ortalama ile izlenmeye devam ederse ki bu bile kötü bir oran dizinin sene sonu iptali gelebilir. Aynı Heroes vak'ası gibi sezon finali yapılır ancak yeni sezon onayı gelmez. Ayrıca Fox'un seneye 4 saatlik show programı hazırladığını hepimiz biliyoruz ve şuanda Fox'un en zayıf halkası Human Target ve Fringe. Hatta yapılan güven tablolarında iptale en yakın isim Fringe olarak gözüküyor.


FOX Fringe'den ümidini kestiğini yaptığı son hamle ile de gösterdi. Amerika'da televizyonun en az izlendiği günler Cuma ve Cumartesi geceleri bu günler daha çok kablo yayınında ki futbol ve baseball maçları ile Nascar tarzı programlar izleniyor. FOX Fringe'i perşembe'den cumaya çekerek artık ümidini kestiğini gösteriyor.


Umarım yeni gününde beklenenlerin üstünde işler yapıp beğeniyle izlediğimiz dizimize zeval gelmez, zira Lost'tan sonra tutunacak bir dala ihtiyacımız var. Aslında bu yükü Dexter çekse de bölüm sayısı az olduğundan sezonun ikinci yarısı bir ana diziye ihtiyacımız olacak gibi.


Özetle diyorum ki: Bırakma bizi FRİNGE, bırakma bizi Anna Torv




FOX Güven Tablosu Yazının Devamında

Kanal D Haber Rezaleti Son Dakika: Çocuğun Öldü

0 Yorum

Bugün Türk televizyon tarihi, yıllardır habercilikten nasibini almadığı bir kez daha gözler önüne serdi. Reyting kaygısının ülkede ne kadar ön planda olduğunu tekrar ve tekrar gözler önüne seriyor. Böyle bir rezilliğin hiç bir şekilde izahı yoktur. Sen bir haber alıyorsun kulağına ve bunu öyle bir hassas ortamda anlamadan direk istediğini çıkarıp yaralı kadına söylüyorsun. Bunun adı tam bir rezalettir gerisi fasa fiso. Birde kendisini anne olarak tanıtmaz mı rezillik rezillik.






itü sözlükten poetik nickli arkadaşın izniyle bir alıntı yapıyorum, ardından video'yu izleyebilirsiniz:

Yıllar geçse de televizyonculuğun, haberciliğin bu memlekette öğrenilemeyeceğini gösteren nitelikte bir yayına imza atmış haber bültenidir.. 
tamam bir çok kanal, bir çok dizi, bir çok "halkı bilinçlendirme" programı, bir çok müzik programı yapıyor ama televizyonculuğu öğrenmeden yapıyor.. "reyting" gelsin de nereden gelirse gelsin mantığı nasıl yerleştirilmiş ise durum giderek daha vahim bir hal alıyor..
geçen gün bir "evlendirme" programında kadın erkeğe "ben de sana çok meraklı değilim, yönetmen 'çık otur hem gırgır, şamata hem reyting olur' dedi, ben de çıktım" diye bir cümle söylemiş..
sabah kuşağında "uzmanlar" durmadan "uyarıyor", evililikler "yetmiş milyonun izlediği(?!)" tv programlarında vuk'u buluyor, genç yaşta kaybolan genç uzun yıllar sonra "son teknoloji" yaşlandırma tekniği kullanılarak aranıyor.. aile içinde "tavuğu kümesime girdi" diye çıkan kavga sonucu kusüşen bireylerin olayı memlekete mâlolmak zorunda mı?.. 
hani bu yayınların halka ulaşmasını sağlayan uydu, bu görevi yapmak zorunda olduğundan ötürü utancından, uzaydan inip yerin dibine girmek istiyordur kesin..

NBC'den Event Kumarı

0 Yorum

Devamlı sezonun en vasat dizisi olarak belirttiğim ve karalama kampanyamın en büyük halkalarından olan hatta yazdığım Ruhsuz Ticari Diziler {The Event-Underscovers} yazısının baş kahramanı olan The Event hakkında garip bir haberler yayılmaya devam ediyor.



NBC dizilerde istediği başarıyı yakalamakta zorlanmaya devam ediyor, özellikle bu sezon yayına başlayan dizileri gerçekten vasattı. Önceki yazımda da belirttim gibi sıfır özgünlüğe sahip iki diziden Undercovers beklediğim üzere iptal oldu. Ancak The Event biraz daha dayanmayı başardı ve NBC tam sezon onayı verdi diziye. Tam artık oturmaya başladı denildiği anda Event'ın reytingleri inanılmaz şekilde düştür ve hatta Undercovers'ın iptal olduğu 1.6 seviyesine kadar indi.

Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklama ise daha çok kafa karıştırıcı oldu. NBC The Event'ın 10.Bölümünün ardından yani 2 hafta sonraki bölümün ardından 3 aylık ara verecek. Şimdi bu ara nasıl değerlendirilmeli diye düşündüm.
Sektörün yeni modası kötü giden dizilere uzun aralar verip seyirciye unutturmak ardından 1-2 bölüm yayınlayıp reytingleri bahane gösterip iptal etmek. Eğer böyle düşünürsek Event şubatta döndüğünde şimdi ki seyircisini de kaybetmiş olur.
Ancak diğer bir senaryo ise daha doğrusu bunu biraz kafamda kurdum şöyle: Kanal diziye ara verecek ancak bu süre zarfında dizinin tekrarlarını yayınlayacak, böyle olunca eğer iyi reklam kampanyalarıyla diziyi tekrar tanıtır ve var olan izleyici kitlesine yeni izleyiciler kazandırır ise Şubat sonunda yayınlanacak o uzun ve özel bölüme hem yeni seyirciler hemde eskiden kalan -tabi azalma olacak- kemik seyirci ile bir patlama yapmasını sağlayabilir.

Ne kadar beğenmesem ve konusunu özgün bulmasam da reyting canavarına bir kurban daha verilmesini istemem, en azından varolan 5 milyon kemik kitlesi için sezon sonunu görmeli diye düşünüyorum. Tabi Nbc'nin bu kumarı tutacak mı hepimiz izleyip göreceğiz. Eğer tutarsa NBC dizilerinde bu uzun araları görmeye alışsak iyi olur diyorum.

Abu Dhabi'ye Giderken

0 Yorum

Dizilere boğulduğum günlerde Formula 1'i arka plana atmamak gerek. Öyle bir gündeyiz ki bugün yazı yazmazsam aylarca yazmamın bir anlamı olmazdı. Özellikle yarın ve yarından sonra Fernando başarısız sonuçlar alırsa ağzımı bıçak açmayabilir.


Bu sezon kolay kolay olmayacak bir sezon geçirdik Redbull başta olmak üzere Ferrari ve McLaren ile harika bir sezon geçiriyoruz. Özellikle Redbull'un bu kadar hızlı olmasına rağmen pilotlar şampiyonasını rahat alamaması acemiliğinden başka bir şey değil.

Sezona Ferrari galibiyetle başlasa da ardından Redbull hız farkını bariz bir şekilde ortaya koyarak sezonun tatsız geçeceği sinyallerini verdi. Ardından McLaren ilk 4 yarışın 2'sini kazanmasıyla McLaren çok iddialı olduğunun sinyallerini verdi ama dediğimiz gibi sonrası tam bir RedBull yarışları.
Aslında RedBull pilot çekişmesi ilk yarışlardan başladı, Vettel ve Webber arasında bariz bir açık var be Vettel 1.Pilot olarak gözüküyordu, aldığı galibiyetlerle de bunu kanıtladı aslında ancak Monaco yarışından sonra Webber Vettel ile puanları eşitleyince garip bir çıkmaza girdi RBR.

Bu olayların üzerine İstanbul Park'ta ki iki takım arkadaşının o inanılmaz kazası tüm dengeleri alt üst etti ve takım içi pilot savaşını bariz şekilde ortaya döktü.

Türkiye'den sonra işler RedBull için yolunda gitmesine rağmen pilotlar bazında bariz ön plana çıktı. Bizim cepheye bakarsak Ferrari Türkiye'den İngiltere'ye kadar çok kötü yarışlar çıkardı ve İngiltere'den sonra hâlâ şampiyonluk şansım var dediğinden herkes Fernando'ya gülmüştü.

Hemen ardından gelen Almanya yarışında Duble yapan Ferrari takım emri yüzünden istediği kadar sevinemedi ama sonuçta şampiyonluk için çok önemli bir adım attıklarını bilmiyorlardı.

İnanılmaz hız farkı olan Macaristan yarışını RedBull'lar aldı götürdü, alması tamam da fark en az 1 saniye gibi absürt bir rakamdı. Sırasıyla RedBull'un en yavaş olacağı düşünülen iki yarış ve bol düzlükleri olan Spa ve Monza yarışları vardı.
Aslında Almanya'dan sonra Spa'da Ferrari'den çok ümitliydim ancak beklendiği gibi olmadı ve RedBull özellikle Webber polü beklenmedik şekilde aldı. Ancak beklendiği gibi Hamilton ve sezon boyunca başarılı olan Mercedes motoru düzlüklerde ki mükemmel farkıyla yarışı McLaren'e getirdi Hamilton tarihi Spa yarışını kazandı. Alonso 10.başladığı yarışta 300.yarışını kutlayan Barrichello tarafından yarış dışı bırakıldı. Ferrari için tablo yine kötüye gitmeye başlamıştı, bu durumda Shumi zamanında bu yana kazanamadığı kendi evi olan İtalya Monza pistine doğru yola çıkıldı.

Monza'da RedBull'lar beklendiği üzere çok yavaştı, pol'ü Alonso 2.liği Button ve 3.sırayı da Massa aldı. Startta Button Fernando'yu geçmeyi başardı ancak Ferrari'nin inanılmaz başarılı pole stratejisi ile Monza'da unutulmaz bir zafer kazandı Ferrari.

Sonrasında RedBull ağırlığında geçilecek denilen Singapur'da Alonso yine bir sürprize imza atarak yarışı kazanmayı bildi ve tekrar şampiyonada iddialı bir konuma geldi.

Hemen ardından gelen Japonya yarışını çok rahat kazanan RedBull'lar ardından gelen Kore yarışını da ellerine tutarken sezonun en inanılmaz olayı oldu ve sırasıyla önce Webber ardından Vettel kazasız yarış dışı kaldılar. Webber kedi hatasıyla ve Vettel'de motor arızası ile yarış dışı kalarak Fernando 3.sıradayken birden liderliği aldı ve Brezilya'ya giderken şampiyonada liderliğe yükseldi.

Sezonun sondan önce ki 2.yarışı olan Brezilya'da ise geçtiğimiz hafta RedBull'lar Duble yaparken yarın ki son yarışa büyük hesaplarla geldiler...


Aslında bu yazıya başlamadan önceki planım

Fringe 6.Bölümde Haluk Bilginer Konuk Oyuncu mu ?

2 Yorum

Ekleme: Maalesef haber yalan çıktı arkadaşlar, Haluk Bilginer oynamadı bölümde. Konuk oyuncu ve promolarda Haluk Bilginer'e benzetilen isim Kevin Weisman çıktı. İmdb adına sizlerden özür diliyorum :)

Kevin Weisman Peter'ın arkasında

Daha önce ki haber;
Aslında 4-5 gün önce duydum olayı ama klasik İnci Sözlük saldırısı sanıp ciddiye almadım. Ardından bugün İmdb'de karşıma çıkınca biraz araştırdım gerçekten katılacak olduğunu öğrendim Haluk Bilginer'in.


Dizinin 3.Sezon 6. Bölümü olan 6966 kHz isimli bölümde Serhat karakteri olarak boy gösterecekmiş. Kendisi Türkiye standartlarının çok üstünde bir oyuncu olduğunu bilmeyen yok. Konu hakkında İmdb'de 3 gündür ismi dursa da hâlâ emin değilim o yüzden detaylı irdeleyemiyorum. Eğer gerçekten oynarsa ki oynayacak gibi bölüm sonrası performansını da değerlendirmiş oluruz.

 Haluk Bilginer "New York'ta Beş Minare" filmiyle ses getirecek performans sergilemiş, ben izlemesem de ilk izlenimler böyle, eğer bu olay gerçekleştiyse o filmin çekimleri esnasında gerçekleşmiş olabilir. Eğer bizim tarafın girişimleriyle olduysa gerçekten tebrik etmek lazım ama eğer dizi ekibi bulduysa Haluk Bilginer'i çok büyük bir olay.
Ayrıca böyle bir olay olup ülkede ses getirmemesi de çok garip. Bölümü izledikten sonra herşey kesinleşecek sanırım o zamana kadar net birşey bulursam ekleme yaparım.

Özet olarakta: "Ulan İnci ne hale getirdin bizi, İmdb gibi bir siteye bile güvenemiyoruz" diyorum..

İMDB BÖLÜM SAYFASI

Ekleme: İmdb hariç diğer kaynaklarda adı geçmiyor ama İnci sözlükte de ilgili hiç bir başlık göremedim. 4-5 Gündür de İmdb sitesinde olması kafaları allak bullak etti. Beklemedeyiz artık :)

Ekleme 2: Şöyle de ekstra bir link buldum ve inci'de başlık yok. Sanırım ciddi ciddi 24 saat sonra Haluk Bilginer Fringe'de... Kaynak

The Walking Dead Efsanesi Başladı {Fx'te Dünya ile Aynı Anda}

0 Yorum




Büyük bir reklam kampanyası ve devamından çok büyük bir sükseli açılış yapan The Walking Dead açıkçası 1.Bölümü ile tüm beklentileri karşıladı.

Amerikan kablo yayınlarının dizilere büyük yatırımlar yaptığını hepimiz biliriz, ulusal yayınlar gibi sadece ticaret yönünden bakmazlar. İşin izleyiciyi neyin etkilediği, senaryonun özgünlüğü gibi maddelerine hep daha çok önem gösterirler.
Bu doğrultuda sevdiğim kanallardan birisi olan AMC yine iddialı bir işe kalkıştı ve son yılların en iyi zombi dizisini piyasaya sürdü.




Dizi başlamadan uzun bir süre önce tanıtımları dönmeye başladı, ardından dünyanın 25 şehrinde aynı anda zombi kostümündeki kişiler şehirlerde güzel görüntüler sergileyerek dizinin tanıtımını en iyi şekilde yaptı.



Diziyi incelemek gerekirse zaten bu kadar iddialı olmasına şaşırmamamız gerekiyor, The Shawshank Redemption efsanesi ve The Green Mile gibi filmlerden tanıdığımız tam 3 oscar adaylığı bulunan Frank Darabont ve Breaking Bad ve Mad Men gibi dizi dünyasının iki büyük yapı taşının yapımcıları dizinin yapımcılığını, yazarlığını ve yönetmenliğini üstleniyorlar.

Bu büyük görkeminin ardından The Walking Dead geçtğimiz pazar gecesi açılışını yaptı. Beklendiği gibi tüm ülke diziye kitlenmişti ve olan oldu dizi AMC tarihinin ayrıca 2010 dönemi kablo yayınlarının en yüksek reytingini elde etmeyi başardır.

Buraya kadar her şey normal AMC bir dizi yapıyor ve tüm dünya buna kilitleniyor, bunda sorun yok. İşin ilginç tarafı bundan sonra.
Dizi 1.bölümü yayınlanmadan 2.sezon onayı aldı ancak 1.bölüm yayınlandıktan hemen sonra 1.sezonun 6 bölümden oluşacağı haberi geldi. Peki dizi ne olacak ?
Yani 2.sezonu onayı alması ardından sadece 6 bölüm olması mini dizi şüphesini ortaya çıkardı.

İşin aslı ben olayı çözemedim, böyle iddialı bir yapım klasik olarak 12 bölüm olması gerekiyordu, ama eğer 6 bölüm yayınlayıp onay alan 2.sezonu fazla uzatmadan yayına girerse farklı bir stratejik hamle olarak değerlendirebiliriz, yoksa 1 yıl ara verirse çok izleyici kaybedebilir ki AMC bir kanal bunu yapmaz diye düşünüyorum.


Son belirtmem gereken noktalar ise dizinin çizgi romanları. Belki bu büyük etkiyi yaratmasının en büyük etkeni olan tam 6 yıldır yayınlanan ve milyonlarca takipçisi olan aynı isimdeki çizgi romanları olabilir ki bu büyük bir izleyici kitlesi demek oluyor.


Diziyi illegal yoldan izlemek istemeyenlere de müjde var :) Diziyi indirme zahmetine katlanmadan hem Digitürk hem de D-Smart platformunda boy gösteren FX kanalında dünya ile aynı anda yani Amerika yayınından 4 gün sonra izleme imkanımız olacak.
1.Bölüm yarın FX ekranlarında saat 22:00'de olacak, izlemek isteyenleri televizyon karşısına davet eder bu mükemmel diziyi izleyip dizi nasıl yapılır görmenizi temenni ediyorum.
FX kanalı Digitürk 51. ve D-Smart 8.Kanaldan izleyebilirsiniz. Her iki platformda da tüm paketlerde açıktır.

1.Bölüm Trailer'ını Yazının devamından izleyebilirsiniz...

Ek Sayfalar

Bu blogdaki yazılar Kamil Akar'a aittir ama ego şişkinliği yapmaya lüzum yok, Copy Paste serbesttir. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hayallerine dokun, bloğuma dokunma

Gelecek Bölüm Promoları

Gelecek Bölüm Promoları
Güncelleme: BUGÜN (Fringe ve "V")

Followers

En Çok Okunanlar

İnternette Sansüre Hayır!

sansüre hayir

Twitter Şeysi

Video İzleme Zımbırtısı

Hayata Anlam Katanlar-1

Hayata Anlam Katanlar-2

Hayata Anlam Katanlar-3

Hayata Anlam Katanlar-3

Büyük Efsane'M

Hakkımda

Kısaca asosyal, okumayı ve yazmayı seven, 7/24 dizi izlese sıkılmayan, filmler hayatının gidişatını etkileyen, futboldan vazgeçemeyen bir kişiliğim :) Kendim için birşeyler karalıyorum, okuyan olursa ne âlâ, okuyan olmazsa ileride döner döner kendim okurum demiş ve başmışımdır... Başta dediğim gibi... Sadece ego tatmini!