Zaman ve Ayrılık {Bir Maceranın Sonu}



Yine herşeyi bırakıp uzaklara gitmek istediğim bir günden okumaya değmeyecek bir yazı ile karşınızdayım. Kendi kendime yazıp kendi kendime okuyorum belki ama yinede seviyorum yazmayı. Tabii Alaska'da filitre bir kahve kadar değil. Neyse şöyle aşağıya alalım sizi.


Bloğu açarkende dediğim gibi bu satırları kimsenin okuyacağını sanmıyorum ve bana hatıra olması için yazıyorum demiştim. Bu yolda da yazılar gelecek demiştim. Ancak yoğun geçen vize sınavlarından sonra kendimi dizi ve filmlere öyle verdimki dizi ve film yazıları doldu taştı.

Bu günlerde ise  dizi ve filmlere ara verdim çünkü yapılması gerekn işler çok birikti. Özellikle okulla ilgili olanlar.Bu işleri düşünürken az önce Galatasaray maçını izledikten sonra yarının planını yapmaya oturunca öyle şeyler çıktı ki gece berbat oldu ve işin içinden çıkılmaz bir duruma girdi. Bilgisayar başında kafa palatırken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anladım ve yine kafayı sıyırma yoluna doğru düşüncelere gömüldüm.
Bu düşüncelerdeyken blog aklıma esti, zamanın hızla akıp geçtiği bu günlerde bari kafamın içinde düşünmektense birşeyler karalıyim dedim.

İnsanoğlu çok garip bir yaratık özellikle psikolojisi çok ilgi çekici. Mesela bugün malubiyetten sonra yarının maddi ve manevi yorgunluğunu düşünüp işin içinden çıkamayınca kendimi eskilere atıp zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve ne kadar çabuk değiştimizi farkettim. Ne alaka dimi. Evet öyle ama insan psikolojisi işte.

Sözün özüne gelirsek; sona yaklaşmam duygu patlamaları yaşanmama yol açtı. Bir hayat daha bitiyor yenisine yelken açma zamanı geliyor. Evet Dumlupınar Üniversitesi macerası sona eriyor.İyisiyle kötüsüyle 2 seneyi deviriyoruz. Bunun verdiği baskı ile böyle derin düşüncelerle dolu bir gece geçiriyorum.

Evet 1 Ay sonra bu zamanlar bavulumu toplamaya başlıyorum. İşte bu insana koyuyor. Üniversite hayatına başladığım günü daha dün gibi hatırlarken bir ay sonra okul bitiyor.
İnsan garip oluyor işte böyle, ama farklı bir sorunsal var ben değişimi kabul etmeyen bir kişiyken, şimdi zamanın insanı değiştirdiğini kabul ettiğim bir gece yaşıyorum.
Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisiymiş gerçekten. Oturup geriye doğru bakınız lütfen en azından 3 saniye düşünün geçmişteki halinizi ve şimdiki halinizi.

Bu yazıyı şuan ki psikoloiyle yazmak pek mantıklı değil ama 2 yılı özetleyen bir yazı yazmayı düşünüyorum. O zamana kadar esen kalın.


Hiç yorum yok:

Ek Sayfalar

Bu blogdaki yazılar Kamil Akar'a aittir ama ego şişkinliği yapmaya lüzum yok, Copy Paste serbesttir. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hayallerine dokun, bloğuma dokunma

Gelecek Bölüm Promoları

Gelecek Bölüm Promoları
Güncelleme: BUGÜN (Fringe ve "V")

Followers

En Çok Okunanlar

İnternette Sansüre Hayır!

sansüre hayir

Twitter Şeysi

Video İzleme Zımbırtısı

Hayata Anlam Katanlar-1

Hayata Anlam Katanlar-2

Hayata Anlam Katanlar-3

Hayata Anlam Katanlar-3

Büyük Efsane'M

Hakkımda

Kısaca asosyal, okumayı ve yazmayı seven, 7/24 dizi izlese sıkılmayan, filmler hayatının gidişatını etkileyen, futboldan vazgeçemeyen bir kişiliğim :) Kendim için birşeyler karalıyorum, okuyan olursa ne âlâ, okuyan olmazsa ileride döner döner kendim okurum demiş ve başmışımdır... Başta dediğim gibi... Sadece ego tatmini!