Konami'den Haber Var {Pes 2011}

0 Yorum



Bildiğiniz üzre dünya piyasasında futbol oyunları yıllardır FİFA tekelindeyken Konami geldiğinden bu yana çok büyük değişiklikler oldu ve Konami pazarı eline geçirdi.
Pes 2010 gibi güzel bir oyunun üzerine devrim niteliğinde bir 2011 oyunuyla geleceklerini açıklayan bir makale yayınladılar. İşte Makale şu şekilde:

  • Türkçe çeviri alıntıdır
  • İlk Yayınlanan Video Yazının Sonundadır

Japon oyun geliştiricisi, yaptığı açıklamada Pro Evolution Soccer 2011'i tanımlarken özellikle "özgürlük" kelimesi üzerinde duruyor. Yeni oyunla beraber oyunculara kontroller ve oynanışta büyük serbestlikler bırakılacağını belirten duyuruda, 1000'in üzerinde yeni animasyonun yer alacağına dikkat çekiliyor. Şirketin açıklamasında bunun için 100 saatten fazla hareket yakalama görüntüsü alındığı belirtiliyor.
"Sınırsız özgürlük" sloganıyla yola çıkan PES 2011'de, paslar ve şutlarda topun hedefe varış gücünün tamamen oyunculara bırakılacağı söyleniyor. Yapay zekanın yeniliğine de dikkat çekilirken, pasların otomatik olarak en yakın futbolcuya gitmeyeceği ve kontrolü tamamen kullanıcıların sağlayacağı belirtiliyor.
Konami'nin Avrupa PES Ekip Lideri Jon Murphy, PES 2011 ile ilgili şunları söylüyor:
“PES’in değişim geçirmesinin zamanı gelmişti, PES 2011 serinin tarihindeki en köklü tasarım değişikliğine sahne olacak. Gerçek futbolda olup da PES’te yansıtamadığımız şeyleri tespit etmek için hayranlarımızla birlikte çalıştık. Önceliğimiz sınırsız özgürlük sağlamaktı ve yeni animasyonlar da şarttı. PES 2011 bunların ikisini de gerçekleştiriyor – gerçekten de bu iki özellik de doğrudan birbirine bağlı; yeni oyunun bir PES olduğunu bilecek, ama çok ciddi değişiklikler geçirdiğini de göreceksiniz.”
Konami'nin yayınladığı PES 2011 duyurusunda yeniliklerden şöyle bahsediliyor:
"PES 2011’in yeni yaklaşımının temellerinden birini de maçın her bir öğesi üzerinde gerçek kontrol imkanı veren, özel tasarlanmış kontrol sistemi oluşturuyor. Pasları düzgün biçimde yönetmek ve akıllıca koşularla boş alan yaratmak büyük önem kazanacak ve doğru biçimde oyun kurmak gerekli olacak. Benzer şekilde top sürmek ve kontrol etmek zorlaşırken, gerçek hayat futbolunu taklit eden PES’de sahanın ortasından doğrudan kaleye ulaşmak tarihe karışacak.
Sonuç, bugüne kadar görmüş olduğunuz en eksiksiz ve en gerçekçi PES oyunu. PES 2011 özünde PES temellerini korurken, evrim geçirmiş bir deneyim sunacak. Oyunun bir çok başka özelliği de tamamen yenilendi, örnek olarak:
-Sınırsız Kontrol: PES Productions 360 derecelik pas imkanını daha da geliştirerek her bir pas, şut, taç, koşu yoluna top ve havadan topta eşi benzeri olmayan bir kontrol sunuyor. Böylece oyuncular topu boş alana atıp, oyunu diledikleri gibi yönlendirebilecekler. Oyuncular paslarının şiddetini kesin olarak belirleyip takım arkadaşlarının nereye koşacaklarını tahmin etmeye ve bundan faydalanmaya çalışacaklar. Oyuncular rakiplerinin topun kontrolünü kaybetmesi için pres de yapabilecekler.
-Şut & Dayanıklılık Göstergesi: Genel güç göstergesine ek olarak Şut ve Dayanıklılık göstergesi futbolcuların o andaki kondisyon durumunu yansıtacak. Sürekli olarak depar atmak futbolcuların hareketlerini etkileyecek ve hatalı paslar ve hız kaybı gibi olumsuz etkilere neden olabilecek.

100 Questions {Tanıtım}

4 Yorum


Lost ile derin bir nefes aldığımız dizi maratonu üst üste sezon ve genel finallerle hareketlenmişti.
Artık hemen hemen bir çok dizinin finalini izler olduk, ancak yaz sezonu içinde kanallar boş durmuyor. Sabah osyal platformlar sayesinde 5-6 defa gözüme çarpan kelimenin Lost soruları ile ilgili olduğunu düşünüp ciddiye almamıştım ancak bunun bir dizi olduğunu duyunca bu kadar konuşulduğu için merak ettim ve indirip izledim.

NBC'de yayına başlayan 100 Questions ; Sophie Winkleman, Smith Cho, Christopher Moynihan, Collette Wolfe, David Walton ve Michael Benjamin Washington'ın başrollerini paylaştığı bir sit com dizisi.
Konusu;
Charlotte Payne (Sophie Winkleman) 'nin ruh eşini bulmak için sizinle ilgili sorular sorup ruh eşinizi bulmaya yardım eden bir kuruluşa gider, burada Andrew (Michael Benjamin Washington) kendisine 100 srou soracağını ve cevapları doğrultusunda kendisinin ruh eşini bulacağını söylemesiyle başlar.
Soru:1 ile dizi başlar ve 1.sorunun sorulmasılyla  Charlottehikayesini anlatmaya başlar. Sevdiği bir arkadaş grubu olan Charlotte'ın sevgilisinden ayrılış şekli 1.bölümün konusudur. Tabi hemen hemen her an beraber olduğu arkadaşarı dizinin temel taşlarıdır.

Dizi genel olarak çok eğlenceli, klasik ABD sitcom'larında olduğu gibi gruptaki erkeklerin bahisleri, kızların erkek avı ve aralarındaki diyaloglar tatmin edici seviyede eğlencelidir.

Henüz diziyi pek araştırmadım ama tabiiki yaz sezonu boyunca devam edecek, her bölümde 1 soru cevaplama mantığında işleyecek dizi 100 soru sonunda Charlotte Payne'nin ruh eşini bulmasıyla biteceğini sanıyorum. Yaz aylarının sıkıcılığından bıkıp kısa ve eğlenceli birşeyler istiyorsanız 100 Questions tam size göre.

Lost {The End}

1 Yorum

Gelmiş geçmiş en iyi dizi, gelmiş geçmiş en iyi senaryo, gelmiş geçmiş v.s v.s onlarca rekor sayılır lost ile ilgili ama bu efsanede bugün itibariyle son buldu. Ben Lost hakkında Hayata Anlam Katanlar serisinde LOST başlığında yazmıştım. Gerçekten bendeki yeri çok fazladır. Hayatımda bir insandan fazla yeri vardır diye ama öyle bir final yaptı ki ......

Final beğenildi veya beğenilmedi ama bu efsane bitti, artık önümüze bakıyorum ancak böyle bir dizi tekrar gelmez. Kişisel olarak finalden hiç haz almadım. Tabiiki o sinirle kendimi dağlara taşlara vurdum ancak biraz hazımsadıktan sonra olayları daha iyi kavradım.

Şimdi Lost öyle bir diziki finalde de bir açık kapı bırakıp seyircinin zeka gücüne bıraktığı olaylar oldu. Bunlardan en önemlisi paralel evren olayı. Şöyleki;
Paralel evren diye bize yutturdukları olayın ters köşe taktiği olduğunu anladık, malumunuz adadaki ahali 6.sezon boyunca ada maceras yanında Flashside dediğimiz olayı yaşadı ancak Flashside'lar tamamiyle kişilerin olmak istedikleri ancak olamadıkları hayatlarından bir kesit, oradaki olaylar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.
O evre zama kuramı olamayan ve ada da hayatları kötü gidip verilen ikinci bir şansı iyi değerlendiren kişilerin toplanma alanı olarak görülebilir.
Ölen kişiler istedikleri hayatları yaşarlar ve zamanla herkesin ölmesiyle iş biter hep beraber ışığa doğru yol alırlar.

Tabiii onlarca soru daha kaldı. Asıl beni üzen bunlar, 2. ve 3. sezonda o kadar dallanıp budaklanması oldu. Madem konu sade neden bu kadar ince detaylara girilir bunu çözemedim. Hadi tamam soru ve gizem Lost'un herşeyi ama biraz cevap verilmeye erken başlanması gerekmiyormuydu ? Öyle sorular soruluyor ki forumlarda dillere destan adeta. Tamam hepsi istenmesede en azından bir kısım soru cevaplanmalıydı.

Belki ben abartıyorum belki beklentilerim çok yüksekti ama ne olursa olsun LOST isminin bir ağırlığı var onu alâladen bir dizi olarak değil diziler ve LOST diye görüyordum. Bunların hepsi birleşince beklediğimiz finali siz hayal edin artık.
Peki bize verilen final neydi ? (Bunu tabiiki yerden yere vurmak için değil tatmin etmeyen yönlerini belirtmek için yazıyorum) Bize verilen final tanrı katında hayaller içinde bekleyen ruhlar ve son ölenle birlikte cennete giden aşıklar topluluğu. O kadar anı hatırlama sahnesi olduki Lost'ta olduğumu unuttum bir an. Ben Dharma'lar, Daniel Faraday'lar, Dr. Chang'ler, Kuantumlar ve zamanda yolculuklar beklerken karşıma tanrı, ruhlar, ışıklar, uçan bulutlar geldi.

Her neyse artık, geldi ve geçti ama şöyle bir gerçek varki... SENİ ÖZLEYECEĞİZ LOST

Lost'un Maliyeti

0 Yorum



6 sezonda Lost'un Hawaii ekonomisine katkısı 400 milyon $'ı aştı.

Dünyada fenomen haline gelen Lost dizisi, 6 yıl sonra 23 Mayıs'ta büyük finalle sona eriyor!

Finalde 50 dakika reklam verilecek. 30 saniyelik reklamın bedeli ise 900 bin $.

Lost adası turizm cenneti oldu.

- Hawaii'de Lost'un çekildiği Oahu adası şimdi turizm merkezi oldu. Adaya yapılan turların fiyatları 150 dolardan binlerce dolara kadar çıkıyor.

- 6 sezonda Lost'un Hawaii ekonomisine katkısı 400 milyon $'ı aştı.

- 5'inci sezonun tamamı ve 6'ncı bölümün bir kısmında 2 bin 25 Hawaiili çalıştı.

- 5-6 bin kişi çekimler boyunca otellerde milyonlarca dolar bıraktı.

- John Locke karakterine can veren Terry O'Quinn dahil olmak üzere birçok Lost yıldızı Hawaii'de ev satın aldı.

Her bölümü 15 milyon izliyor.

- 2.5 saat sürecek final bölümü için reklam vermek isteyen şirketler 30 saniyelik bir ara için yaklaşık 900 bin $ ödeyecek.

- Sadece ABD gösteriminde 50 dakika reklamdan 90 milyon dolar gelir elde edilecek.

- Dizinin birinci sezon DVD'si ilk gün sadece ABD'de 500 bin sattı. 4'üncü sezonunkisi ise ilk 5 haftada 36 milyon $ kazandı.

- Lost'un ilk bölümü 14 milyon $'a mal oldu. Bu rakam ABC tarihinde bir rekor.

- Dizinin her bölümünü sadece Amerika'da 15 milyon kişi izledi.

Final 4.5 saat sürecek

- ABC, bölüm başına ortalama 2.6 milyon $ harcadığı Lost'un finali için bir şenlik planlıyor. Önce 2 saatlik Lost gösterisi yapılacak, sonra 2.5 saatlik final bölümü yayınlanacak. Final TSİ sabaha karşı 23'ü 24'e bağlayan gece 05:00 ile 09:00 arası yayınlanacak.

- Tüm dünyada kalem, bebek anahtarlık ve kupa gibi orijinal Lost ürünleri yok satıyor.

- Dizide kullanılan Hurley'nin piyango bileti ve Sun Kwon'un yüzüğü gibi eşyalar açık artırmada satılacak

- Tişört, şapka ve Dharma tulumları internetten 6 ile 90 $'a satılıyor.



Lost karakterleri ve aralarındaki bağlantılar

0 Yorum


37 yaşında olan ve Kolombiya Üniversitesi’nde tıp okuduktan sonra babası Christian Shephard’ın baş cerrah olduğu St. Sebastian Hastanesinde omurilik cerrahı olarak çalışan Jack, arasının bozuk olduğu babasının cenazesini Los Angeles’a getirmek için Avustralya’ya gitmiştir.

Bağlantıları
Sawyer: Jack’in babası ölmeden önce Sidney’de bir barda Sawyer’la tanışmış ve beraber içki içip sohbet etmişlerdir.

Ana Lucia: Kızını bulmaya Sidney’e giden Christian Shepherd’a korumalık yapmıştır. Aynı zamanda Sidney Havaalanında uçağa binmeden önce Jack ile birer içki içip flört etmişlerdir.

Desmond Hume: İleride evleneceği hastası Sarah’ın başarısız geçen ameliyatından sonra koşuya gittiği Los Angeles Stadyumu’nda Desmond’la tanışmıştır. Kısa bir sohbetten sonra Desmond Jack’e “ Bir sonraki hayatta görüşürüz” demiştir.

Shannon Rutherford: Jack’in çalıştığı hastaneye trafik kazasında yaralanan iki kişi getirilir. Bir adam bir kadına arabasıyla çarpmıştır. Ameliyatta öncelik verdiği ve kurtardığı kadın Sarah’dır ve ileride onunla evlenir. Diğeri ise ölür. Ölen adam Shannon’un babası Adam Rutherford'tur.

Claire Littleton: Jack’in babası Christian Shephard aynı zamanda Claire’in de babasıdır. Ancak ne Claire ne de Jack kardeş olduklarını bilmemektedir.


Üvey babası sandığı ancak öz babası olan Sam Austen’ı öldürdükten sonra firar etmeye başlar. Avustralya'da federal polis olan Edward Mars tarafından yakalanır. Edward Mars, Kate’i Amerika gözetimine geri götürmek durumundadır ve bu sebeple Oceanic 815’e binerler.

Bağlantıları
Sawyer: Kate’ten hemen sonra Kate’in annesi Diane’in çalıştığı lokantaya gelen Sawyer burda Diane ile sohbet eder. Aynı zamanda, Sawyer’ın dolandırıp terk ettiği kız arkadaşı Cassidy Phillips’e benzinlikte yardım etmiş ve bunun karşılığnda da Cassidy, Kate’e annesiyle görüşmesinde yardım etmiştir.

Sayid: Kate’in babası Sam Austen, Irak’ta Sayid’i yakalayan kişidir.


Gerçek adı James Ford’tur. Çocukken babasının, annesini öldürdükten sonra intihar etmesine tanık olmuştur. Tek arzusu buna sebep olan adamı, Sawyer’ı bulup öldürmektir. Kendine Sawyer adını bu sebepten dolayı takmıştır. Avustralya’da bulunma sebebi Sawyer’ın Avustralya’da olduğunu öğrenmesidir. İşlediği ufak suçlardan dolayı Avustralya’dan sınır dışı edilir ve Amerika’ya dönmek üzere Oceanic 815’e biner.

Bağlantıları
Jack Shephard: Jack’in babası ölmeden önce Sidney’de bir barda Sawyer’la tanışmış ve beraber içki içip sohbet etmişlerdir.

Kate Austen: Kate’ten hemen sonra Kate’in annesi Diane’in çalıştığı lokantaya gelen Sawyer burda Diane ile sohbet eder. Aynı zamanda, Sawyer’ın dolandırıp terk ettiği kız arkadaşı Cassidy Phillips’e benzinlikte yardım etmiş ve bunun karşılığnda da Cassidy, Kate’e annesiyle görüşmesinde yardım etmiştir.

Hugo Hurley Reyes: Sawyer’ın loto hostesi olan kız arkadaşı Mary Jo, Hugo’ya 4 8 15 16 23 42 numaralı loto biletini satan kişidir.

Boone Carlyle: Sawyer Sidney’de karakoldayken arka sahnede Boone’un Shannon’ı aradığını görüyoruz.

John Locke: James’in saplantı haline getirdiği ve ailesinin ölümüne sebep olan Sawyer, gerçek adıyla Anthony Cooper, John Locke’un gerçek babasıdır.

Lost The End - Promo, Sneak Peek ve Fun Videolar

0 Yorum

Yabancıs sitelerede dolaşırken gözüme Lost Final bölümüyle ilgili onlarca video takıldı. Bunlar gerçekten mükemmel videolar. Özellikle fun yapımı videolar çok dikkatimi çekti ve 2 gün içinde gördüğüm beğendiğim videoları paylaşmak için açtım bu başlığı. Umarım sonra yüzümüzde tebessümlerle okuruz bu başlığı. Neden olmasın :)

Resmi Promo


Fun Yapmı Mükemmel Bir Çalışma



To Be Continued...

Darth Vader Türkiye'ye Geliyor

0 Yorum



Star Wars hayranlarına müjde! Efsane serinin en önemli ve ilgi çeken karakterlerinden olan DARTH VADER
geliyor.
Darth Vader karakterini canlandıran İngiliz aktör Dave Prowse Türkiye’ye geliyor. JBC yayıncılık’ın davetlisi olarak, dünyada ilk defa yayımlanacak Darth Vader Özel Çizgi Roman’ı için düzenlenecek imza günlerin için Dave Prowse Türkiye’ye geliyor.

Dünya tanıtımı Türkiye’de başlayacak çizgi roman 7 hikayeyi barındırıyor. Daha çok filmlerde gözükmeyen, anlatılmamış hikayelerden oluşan eser, LucasFilm ve Dark Horse'un en gözde çizerleri ve yazar ekibi tarafından hazırlandı.

İmza Günü Aktiviteleri28 Mayıs Cuma : Lo&Loud – Tunalı Hilmi - Ankara 13:3029 Mayıs Cumartesi : Kanyon D&R – 4. Levent – Istanbul 12:0030 Mayıs Pazar : Caddebostan Kültür Merkezi D&R – Kadıköy – Istanbul 13:30

Jedbang.com Welcome Dave Prowse ( The Force Within Party )29 Mayıs Cumartesi : The Hall – İstiklal Cad. Taksim 22:00

İptal Olan ve Onay Alan Diziler {Sürekli Güncel}

4 Yorum

Edit:: Devamlı ziyaret edildiğini görüyorm bu sayfanın. Bu post 2009-2010 sezonu içindi ancak google indexi söz konusu sanırım. En kısa sürede 2011 olarak güncelliyorum.

Sezon sonu olmasıyla hayal kırıklığı yaratan yapımlar iptal olmaya başladı. Bu furya özellikle son günlerde çok artmaya başladı ve hemen hemen her gün bir ve birden fazla ipral kararı çıkıyor. Bizde bunlaru hergün haber yapmak yerine tek başlık altında toplamak istedik.
Ve işte günlük güncellenecek olan kanal iptal olan ve yeni sezon onayı alan diziler:

*Üzeri çizili olanlar iptal olan dizilerdir.
*Koyu yazılar resmi açıklamalardır.
*Karışısı boş olanlar henüz durumu belli olmayanlardır.
*Klasik yazılar tahmini kararlardır

TThe Bachelor:
Better Off Ted: Resmi olarak iptal edildi
Brothers & Sisters:
CastleYeni Sezon Onayı Aldı
Cougar Town: Yeni sezon onayı alacak..
Dancing with the Stars:
The Deep EndResmi olarak iptal edildi
Desperate Housewives:
FlashForward: Resmi olarak iptal edildi
The Forgotten:
Grey’s Anatomy:
Hank: İptal Olacak
Lost: Dizi Final'i Gerçekleşecek
The Middle: Yeni sezon onayı alacak..
Modern Family: Yeni sezon onayı alacak..
Private Practice:
Romantically Challenged: Resmi olarak iptal edildi
ScrubsResmi olarak iptal edildi
Ugly Betty: İptal edilebilir edilmez ise 2011 Final Yayınlanacak
V: Yeni Sezon Onayı Aldı

CBS
Accidentally on Purpose:  Resmi olarak iptal edildi
The Amazing Race: Yeni sezon onayı alacak
The Big Bang Theory: Yeni sezon onayı alacak
Cold Case: Resmi olarak iptal edildi
Criminal Minds:
CSI:
CSI: Miami:
CSI: NY: A safe bet.
Gary Unmarried: Resmi olarak iptal edildi
Ghost Whisperer Resmi olarak iptal edildi
The Good Wife: Yeni sezon onayı alacak
How I Met Your Mother: Yeni sezon onayı alacak
Medium: Yeni Sezon onayı aldı
The Mentalist:
NCIS:
NCIS: Los Angeles: Yeni sezon onayı alacak
New Adventures of Old Christine:
Numb3rs:  Resmi olarak iptal edildi
Rules of Engagement: Yeni Sezon onayı aldı
Survivor: Yeni sezon onayı alacak
Three Rivers: İptal Olabilir
Two and a Half Men: Yeni sezon onayı alacak

FOX
24:  Final yayınlanacak
Brothers: Resmi olarak iptal edildi
American Dad: Yeni sezon onayı alacak
American Idol: Yeni Sezon onayı aldı
Bones: Yeni sezon onayı alacak
The Cleveland Show: Yeni sezon onayı alacak
Dollhouse: Resmi olarak iptal edildi
Family Guy: Yeni sezon onayı alacak
Fringe: Yeni Sezon onayı aldı
Glee: Yeni Sezon onayı aldı
House Yeni sezon onayı alacak
Human Target: Yeni Sezon onayı aldı
Lie to Me: Yeni Sezon onayı aldı
Past Life: Resmi olarak iptal edildi
The Simpsons: Yeni sezon onayı alacak
Til Death:   Resmi olarak iptal edildi

NBC
30 Rock: Yeni Sezon onayı aldı
The Biggest Loser: Yeni Sezon onayı aldı
Celebrity Apprentice:Yeni Sezon onayı aldı
Chuck: Yeni Sezon onayı aldı
Community: Yeni Sezon onayı aldı
Friday Night Lights: Onay alabilir, alamazsa final yayınlanacak
Heroes: Resmi olarak iptal edildi
Law & Order: Resmi olarak iptal edildi
Law & Order: SVU: Yeni Sezon onayı aldı
Mercy: Resmi olarak iptal edildi
The Office: Yeni Sezon onayı aldı
Parenthood: Yeni Sezon onayı aldı
Parks and Recreation: Yeni Sezon onayı aldı
Trauma: Resmi olarak iptal edildi
THE CW
90210:Yeni Sezon onayı aldı
America’s Next Top Model: Yeni Sezon onayı aldı
Gossip Girl: Yeni Sezon onayı aldı
Life Unexpected:
Melrose Place: İptal edildi. Resmi açıklama gelmedi
One Tree Hill: Yeni Sezon onayı aldı
Smallville:Yeni Sezon onayı aldı
Supernatural: Yeni Sezon onayı aldı
The Vampire Diaries: Yeni Sezon onayı aldı

KAYNAK

Güncelleme 1:   
 *Ghost Whisperer iptal edildi
* Numb3rs iptal edildi.
* Dollhouse iptal edileli sene olacak nerdeyse. :)
* 24  final oluyor.
*Glee yeni sezon onayı aldı.
*One Tree hill'in resmi twitter sayfasından yapılan açıklamaya göre 8.sezonu olacakmış. Yani yeni sezon onayı alan dizilerden.

Güncelleme 2 (CBC): 
An itibariyle elime ulaşan son haberlere göre resmi kaynaklardan alınan verilerle; CBS kanalı The New Adventures of old Christine, Ghost Whisperer, Accidentally on Purpose ve Gary Unmarried dizilerini iptal etmiş. Medium ve Rules of Engagement dizilerine ise yeni sezon onayı vermiştir. Duyurulur.

Güncelleme 3 - Cold case:

Ve beklenen oldu Cold Case İptal edildi
Kaynak


Takiye: Allah’ın Yolunda !!!

2 Yorum

Bugün vizyonda ne olduğuna bakmadan sinema salonunun önünde almıştığım soluğu. Vizyondaki filmleri incelerken izlemeye değecek bir film bulamadım, taaki Takiye'yi görünceye kadar. Takiye isimli filmin ismini hiç duymamıştım zaten vizyonada dün girmiş(bu salonda). Oyuncuları ve adıda beni filme çekti ve izlemek istedim, özellikle arkadaşımın baskısıda buna neden oldu denebilir.
Film Türk-Alman yapımı bir film, ilk dakikalardan itibaren islam teması üzerine kuruludur. Film Almanyada yaşana bir türk ailesinin dramını konu alsada, aslen avrupada kurulan ve yatırımcılarına %30 kâr sözü veren bir şirketin yaptıklarını konu almaktadır.
Ailemizin küçük oğlu Metin bu şirkete çok güvenip kendi paraları ve yakın çevresinden ikna ettiği kişilerin parasını bu firmaya yatırır. Ancak umduğu olmaz ve firma bir gecede avrupadaki tüm ofislerini kapatıp sırra kadem basar.
Bunun ardından Metin paraları kurtarmak için hiç ummadığı büyüklükte bir olayın içine girer ve umulmadık olaylar başına gelir. 


Kısaca filmin konusu budur ancak film öyle yavaş ilerlediki adeta bitir artı diye yalvardığımı hatırlıyorum. Film konusunda kendimi tecrübeli veya bilirkişi olarak asla ve asla görmüyorum ancak bu filme para verilip gidilmez. Tabiiki renkler ve zevkler tartışılmaz ancak filmin kurgusu, ilerleyişi ve konuyu bağlama şekli (daha doğrusu bağlayamama) bakımından tam bir fiyasko.
Tek artı yönü Metin karaketerini canlandıran Erkan Emre'nin oyunculuğu. Gerçekten oyunculuk dersi vermiş Erkan Emre.
Filmin sonunda gelirsek, ortaya çıkarmak için film boyunca uğraştığı sorularun hiç birini cevaplamadan ortada bırakmıştır. Herkes cevapları ve olayın çözülmesini beklerken pembe bulutlardan bir son hazırlanmış.


Ayrıcaaa son olarak değinmeden geçemeyeceğim bir hususta ses hususu: Film başladığı andan itibaren kulak tırmalayan bir ses sorunu var, Alman-Türk yapımı olduğundan bazı oyunculara dublaj yapılmış bazı oyunculara yapılmamış Almanca konuşuyorlar ama bizim Türkçe konuşanlarında Almanca konuşması gereken yerler olduğu için oralar dublajlanmadığı için iğrenç bir ses karmaşası çıkmış ortaya. 


Genel olarak tam bir fiyaskoydu benim gözümde ve evde bile vakit ayırıp oturup izlemeye değmeyecek bir yapım üstüne birde para verip izlemek insana koyuyor benden söylemesi :)

Bu Sefer Cidden Uçtular

0 Yorum



Dünyanın en güzel pisti olan Monaco GP'de Formula 1 sıralama turları koşuldu ve inanılmaz bir Renault motoru hegomanyası baş gösterdi. Hep uçuyor denilen Redbull bu sefer gerçekten uçtu.
Monaco'da herkesin yavaş olmasını beklediği Redbull yine herkesi şaşırttı ve 6.defa polü aldı.

Ancak daha şaşırtıcı bir durum Kubica'dan geldi. Renault berbat bir sezondan sonra Kubica sayesinde düzlüğe çıkıyor.
Günün bir diğer süprizi sıralamalardan önce kaza yapan Alonso'nun aracının sıralamalara yetişememesi oldu bu nedenle Alonso yarın pit yolundan başlayacak yarışa.
Alonso'suz Massa yine bekleneni yapamadı ve koltuğu iyice sallanmaya başladı.
Mercedes ve McLaren'lerde özellik Button büyük hayal kırıklığı yaşasada hepsi yarın birşeyler yapma peşinde.
Ve işte genel klasman:
1. Webber Red Bull-Renault 1:13.826 (3. seans)
2. Kubica Renault 1:14.120 (3. seans)
3. Vettel Red Bull-Renault 1:14.227 (3. seans)
4. Massa Ferrari 1:14.283 (3. seans)
5. Hamilton McLaren-Mercedes 1:14.432 (3. seans)
6. Rosberg Mercedes 1:14.544 (3. seans)
7. Schumacher Mercedes 1:14.590 (3. seans)
8. Button McLaren-Mercedes 1:14.637 (3. seans)
9. Barrichello Williams-Cosworth 1:14.901 (3. seans)
10. Liuzzi Force India-Mercedes 1:15.170 (3. seans)
11. Hulkenberg Williams-Cosworth 1:15.317 (2. seans)
12. Sutil Force India-Mercedes 1:15.318 (2. seans)
13. Buemi Toro Rosso-Ferrari 1:15.413 (2. seans)
14. Petrov Renault 1:15.576 (2. seans)
15. de la Rosa Sauber-Ferrari 1:15.692 (2. seans)
16. Kobayashi Sauber-Ferrari 1:15.992 (2. seans)
17. Alguersuari Toro Rosso-Ferrari 1:16.176 (2. seans)
18. Kovalainen Lotus-Cosworth 1:17.094 (1. seans)
19. Trulli Lotus-Cosworth 1:17.134 (1. seans)
20. Glock Virgin-Cosworth 1:17.377 (1. seans)
21. di Grassi Virgin-Cosworth 1:17.864 (1. seans)
22. Senna HRT-Cosworth 1:18.509 (1. seans)
23. Chandhok HRT-Cosworth 1:19.559 (1. seans)
24. Alonso Ferrari Sıralamaya katılmadı

El Salla Clai"Heroes"

0 Yorum

Şahsen iptal haberlerinden pek haz almasamda 4 sezonunu izlediğim bir dizinin iptalini paylaşmak istedim. Sabha kalkar kalmaz gördüğüm habere şahsen çok sevindim. 1.Sezonun mükemmel bir giriş yapan ve adeta tüm dikkatleri üzerine çeken ancak 2.sezon itibariyle konu sıkıntısına giren NBC'nin süper kahramanları Heroes sonunda iptal edildi.
Özellikle 4.sezonu CLAİRE üzerinden giden dizi git gide çekilmez hale gelmişti. Dünyayı kurtarma maratonunda bu şirin yeni lise mezunu kızımızın hereketleri tam bir antipati yuvasıydı. Ayrıca mantık hataları o kadar çok arttı ki senaristler bile artık ne cevap vereceğini bilemez olmuştu. E kolay değil her karakterin bir dünya yeteneği var.
Ne kadar sevinsemde Sylar efsanesinin bitmsine üzülmediğim değil, Claire'den kurtulduk arada Sylar'da gitti işin türkçesi bu aslen. Gerçi son sezonda Sylar'ı karizma olsun, yetenek olsun zaten senaristler bitirmişti. Koskoca Sylar'ı dünyanın sonunu ve kurtuluşunu getiren adamı ne hallerde görmüştük.
İşin aslı bitti, gitti iyi oldu. Bundan sonra çok çarpıcı iptaller olmadığı sürece iptal haberi paylaşmamaya dikkat edeceğim ama benim hayatımda yeri olan uzun soluklu diziler iptal olursa işin rengi değişir tabi :)
Kaynak


Spartacus Blood and Sand, Spartacus Olmadan Geliyor

0 Yorum


Son yılların belkide beklenmedik şekilde en çok takip edilen yapımlarından olan, içeriğini kan ve seks unsurlarıyla dolu olmasıylayla ekstra ilgi çeken dizisi Spartacus Blood and Sand 1.sezonu yayınlandıktan sonra şok edici bir haberle ikinci sezonunun çekilmemesi tehlikesi olduğu ve başrol oyuncusu Andy Whitfield'in kanser olduğu duyrulmuştu. Ancak yine Starz'dan yapılan açıklamada dizinin yeni sezonunun 6 bölümü yaz aylarında çekilmeye başlanacağı ancak bu bölümlerde Sapartacus olmayacağı bildirildi. Peki ne işlenecek ?
Prequel; yani hikayenin öncesinin işleneceği bu altı bölüm; Ludus (Batiatus’un gladyatör okulu)’da yaşananları işleyecek ve Lucretia ile Batiatus’un hayatına odaklanacak.
Andy Whitfield ise bu 6 bölüm yayınlandıktan sonraya kadar -yani 2011 ocak- iyileşirse çekimlere dahil olacağı ve 6 bölümden sonra dizi ikinci sezona kaldığı yerden devam edeceği açıklandı.
Kaynak


Güncelleme: Serinin ismi Spartacus Good Of The Arena olarak belirlendi.

Güncelleme 2: Spartacus Good Of The Arena'nın ilk trailer'ı geldi;


FlashForward' tan Şok Haber

1 Yorum



GÜNCELLEME: Dizi hakkında bugün onlarca dedikodu yayılmış ve iptal olduğu haber yapılmıştır. Ancak şöyle bir sorunda varki, resmi açıklama gelmeden bu haberlere inanmamak gerek.
Hadi iptal oldu diyelim bu Flashforward'ın sonu anlamına gelmiyor. Çünkü FlashForward tüm dünyada Lost'tan sonra en çok izlenen dizi. Tabii bu ABD kanalları için hiç önemli değil onlar kendi reytinglerine bakar ancak Flashforward o kadar iddialı girdiki piyasaya beklenti çok yükseldi ve belkide ilk bölümlerde bu beklenti karşılandı.
Sonrasında ise ABC'nin stratejik hataları koskoca diziyi mahvetti. Verilen aylarca süren arada çok izlenen Fringe gibi diziler sezon premieri yaptı, FF hafızlarda unutuldu gitti. Ardıdan tekrar döndüğünde perşembe gününde dev yapımların arasına konarak yine bir stratejik hata yapıldı ve reyting alması beklendi. Belki de bu hamle FlashForward'a ne kadar güvenildiğinin bir göstergesi.
V gibi konu gidişatı ağır ve eski yapımın kopyası bir diziyi salı Lost'un ardına reklamsız koyup FF gibi diziyi devlerin arasına atarak bir kumar oynayan ABC şimdi bunun sonucunu çekiyor.
Ben yine dizinin iptal olacağını düşünmesemde resmi bir açıklama beklemekteyiz şu anda, bu tamamen bir stratejik hatadır bu hatadan dönülürse dizi kurtulur diyorum.
İşin birde HBO tarafı var dizi yapımcıları arasında yer alan dev isim HBO kanalı eğer dizi iptal olursa HBO desteğiyle yayına devam edeceği en büyük görüşler arasında.



Flash Forward Tam Gaz Yola Devam
Aslında Flashforward için uzun bir analiz yazısı düşünüyordum ama az önce aldığım haberi hemen paylaşmak istedim.

Dizinin bitmesi konuşulan şu günlerde senaristlerin tam aksi bir görüş taşıdığı öğrenildi. Diziyi değil 2.sezonda bitirmek aksine 4-5 sezon arası süreceği planlanmış.
1999 yılında kitabı mevcut olan dizinin şuanda izlediğimiz konudan çok farkılı konulara sahip olduğu ve aklımıza getiremeyeceğimiz yerlere gideceği söyleniyor. Ayrıca dizinin amacı sezonu kurtarmak değil Lost gibi bir efsane yaratmak olduğu anlaşıldı.


Bu kadar görüşün üzerine az önce forumlarda dolaşırken yine görüşlerine önem verdiğim bir kişiden de aldığım yorum doğrultusunda artık kesin gözüyle baktım ve aldığım duyumu haber yapmaya karar verdim artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki dizi kesinlikle ilk sezon sonunda bitmeyecek. Hatta G-G'nin yazısını aynen yazıyorum;

Flashforward'ın konusu, henüz tahmin bile edemeyeceğimiz, çok daha büyük bir olayı kapsıyor. Düşünün ki, ''adaya düşen uçak'' gibi basit bir konudan, Lost gibi efsane çıktı. Önceden iyi planlanmış bir kurgu varsa, nereden ne çıkacağı hiç belli olmuyor. Flashforward yapımcılarının da kafasında, oyuncuların bile bilmediği çok büyük bir kurgu var. Ve her şey sır gibi saklanıyor >>G-G<<

Morena Kendine Dikkat Etmeli

0 Yorum




ABC'de yayınlanan ve son günlerde Digitürk'ün yayın hakkını satın almasıyla çok konuşulan dizisi Vistors (Ziyaretçiler)'ın kötü kadını Anna karakterini canlandıran Morena Baccarin yapımcı şirken tarafından kesinlikle kilosuna dikkat edilmesi istendi.
Özellikle fizik, saç stili ve tarzıyla tam bir kötü kadın modeline bürünen Morena'nın fiziğinin bozulması yapım şirketi kortkuttu. Dizide ana karakter olan Morena'nın artan hayranları yüzünden çok daha önem verilmeye başlandığı bildirildi.

Son bölümlerde özellikle Morena'nın fiziğinin ön plana çıkarılması dikkat çekmişti, ardından bu haberin çıkmasın Morena'nın ne kadar önemli bir yapı taşı olduğunu gösterdi.

VİSİTORS

Dizi 80'li yılalarda özellikle ülkemizde TRT'de yayınlanmasından sonra hemen hemen herkesin izlediği V kısaltmasıyla bilinen Visitors'ın 2009 uyarlamasıdır. 
Dizinin konusu; birden bire dünya üzerine inen uzaylıları ve insanoğlunun buna verdiği tepkiyi içeriyor. Ziyaretçilerin dünyaya barış getirdiği ve üst düzey teknolojisiyle büyük yardım getirdiğini söylesede işin aslı tam tersidir. Bunu anlayabilen bir ekip kurulur ve bu Anti Ziyaretçi ekip ile Ziyaretçiler arasında geçer.

Baykal'da Geldi Geçti...

0 Yorum

Herkes birşeyler söyledi, herkes birşeyler yazdı. Esas oğlandan çıt çıkmadı. Vakit gazetesinin ortaya attığı videonun ne kadar montaj ne kadar gerçek olduğu bilinmesede ortada bir video vardı.
Ve aradan 3 gün geçtikten sonra Deniz Bayka çıktı ve türk siyaset tarihie damgasını vuran açıklamaları yaptı. Evet özellikle son yıllarda herkesin göndermek istediği Baykal istifa etti. Peki iyimi oldu ne kadar kendisinden haz etmesemde böyle olmaması gerekiyordu. Koca CHP genel başkanı seks kasedi yayınıp ardından 3 gün sonra istifa etmemeliydi. Çıkıp benden bu kadar artık yoruldum sözleriyle veda etmesini çok ister ve o zaman gerçekten sevinirdim.

Şantaj
Baykal basın toplantısında da dediği gibi bu işin adı şantajdır. Ancak ben daha önceden de Baykal'a şantaj yapıldığını düşünüyorum, Baykal'a istifa et yoksa kasedi yayınlarız denmiştir kesinlikle ama baykal bir kumar oynayıp yayınlamayacaklarını düşündü. Ancak bu kumarda kaybedeb taraf oldu. 
Kasetten sonra istifası bir erdemdir orası ayrı ama BÖYLE OLMAMALIYDI...

Hala kasedi göremenler var bende Cumartesi günü merak edip araştırdım bir video buldum ancak bunun daha da ötesi olduğu söyleniyor ne kadar doğru bilmem ama şuan ki video budur.

Bir Benzetme Hikayesi: Ferrari, Galatasaray, Kral ve Halk Hepsi Bir Arada

0 Yorum


Bugün Formula 1'in 5.Yarışı olan İspanya GP'sini sıralama turları koşuldu, sıralama turlarını izlerken yine Serhan Acar sayesinden onlarca bilgi edindik. Özellikle Q1 diye adlandırılan 1.elemede elenecek takımlar belli olduğundan pek yarış heyecanı olmuyor, bu esnada F1'in üzerinde genel olarak bolca düşünme fırsatı oluyor.

Bugün yine otururken kendimce bir analiz yaptım, öncelikle 2 büyük takım olan Ferrari ve Mclaren'in ambargosuyla geçen yılların ardından 2009'da bir Brawn GP krizi geldi ki o günden bu yana F1 bizim bildiğimiz F1 değil. Yavaş yavaş eski havasına kavuşsada 2 dev tam toparlanabilmiş değiller. Bugün bu 2 devi düşünürken öyle bir kurgu oluştuki kafamda bunu yazıya dökme gereksinimi duydum.

Devlerin ambargosu Brawn ile yıkılsada özellikle 2 senedir bir çıkışta olan Redbull bu sezon adeta devlerimize toz yutturuyor. Bunlar göz önünde bulundurunca bir kıyaslama yaptım. Tamam saçma olacak belki ama yaptım işte. Başladım bi kere devamı gelsin.
 
 Ferrari yılların asaleti, duruşu, başarılar ve herşeyiyle adeta bir Galatasaray dedim. Bunu taraftar psikolojisiyle demedim gerçekten öyle. Sadece iyi yönleri değil kötü yönleride benzeşiyor. Ferrari'nin yatırımları döktüğü paralar pistte yapılan amatörce hatalar yüzünden yıllarca heba oluyor, Galatasaray'da da aynı durum yönetim yıllardır yatırım yapıyor en iyileri geliyor ama sonuş yine hüsran.






Ardından sıra geldi McLaren'e. McLaren'de tam anlamıyla bir Fenerbahçe'ydi gözümde. Her zaman istikrarlı, duruşu yerinde ancak benim karar vermememe neden olan taraf McLaren'in yıllardır üzerinde damga olan skandalları. Fenerbahçe gibi devamlı saha (pist) dışında işi bitirmeye çalışıyor, her zaman kurnazlık, casusluk peşindeler. Bu huyları ile  birebir uyuşuyorlar.





 Ve gelelim Devlerin ambargosuna son veren takıma: "RedBull Renault" Redbull'da tahmin ettiğiniz üzre Bursaspor ile özdeşleşti. O kadar yatırım, yılların tecrübesi felan ama daha 3-5 senelik takım geldi tüm devlere tuz yutturuyor. Bursaspor'da öyle değil mi ? Milyonlarca Eurolar dök, dünya yıldızları getir, en iyi takımı kur ama kısıtlı kadroyla gelsin bu takımlar hepsine toz yuttursun.

İşin birde her ülkede olan Kralın takımı, halkın takımı bu tabirleri de iki spor dalına uyarladım karşıma yine şöyle bir sonuş çıktı:
Ferrari&Galatasaray Kralın takımı olma yolunda daha ilerideyidi.
Galatasaray kuruluş itibari, lise kültürü, fransız etkileşiminden dolayı hep dışarıdan Saray'ın (kralın) takımı olarak bilinir. Ferrari'de öyle daha çok üst kısma hitap eder, zirveye oynasada oynamasada destekçisi standarttır.
McLaren & Fenerbahçe: Halkın takımı tabirinede bu takımlar aday. Fenerbahçe kuruluş ve yapı itibariyle en büyük gücü taraftarı hep halktan alır. McLaren'de Fenerbahçe gibi başarılı ve başarısız döneminde taraftar sayısı doğru orantılı olarak oynama gözükür.

Evet herkesin mantık ilkeleriyle uyuşmasada benim bugünkü gözlemim bu şekildeydi. Konu hakkında farklı görüşleri olursa BURADAN yorum yazarak belirtebilir.

Yok artık Pique ile Zlatan'mı ?

0 Yorum

An itibariyle görüğüm haberlerle şoktayım. Dünyayı kasıp kavuran tüm dünyada milyonlarca hayranı olan, dünyanın en büyük klübünün banko iki oyuncusu Zlatan İbrahimovic ve Gerard Pique gay ilişki yaşıyorlarmış.

Henüz sadece ispanyol kaynaklara ulaşabildiğim için detayları bulamasamda uzun süredir bir ilişki içerisinde olduklarını çevirebildim translate programları sayesinde.
Şimdi bunda haber niteliği taşıyan birşey yok diyebilirsiniz ancak dediğim gibi tüm dünyanın gözü üzerinde olan iki futbolcunun ilişki yaşamaları tüm hayranlarını yıktığı için belirtmek istedim.

Hadi zlatan'ı geçtimde Pique çokta yakışıklı bir genç, hadi cinsel tercihine karışmadık saygı duyduk ama Zlatan'dan başkasını bulamadın mı ?

Bu haber nasıl yankı bulacak İspanya'da bilinmez ancak Guti'nin olayında ki kadar gündem de kalırsa bu iki oyuncuyu ve katalan ekibi zor günler yaşayabilir.

Biz yine olayı akışına bırakıp gelişmeleri bekleyelim. Belki yanlış anlaşılma felan çıkar. Ayrıca haber İngiliz kaynaklara düşerse daha detaylı bilgi veririm hatalıysam tekafi ederim ama ilk kaynaklardan alınan bilgi budur.

Çağan Irmak'tan Yeni Film

0 Yorum

Kendisinden pek haz etmesemde seveni çok olduğunda duyurmak istedim. Ne kadar duyurabilirim o
potansiyelim ne bilmiyorum ama yinede bende söylemesi.
Sinemamızın zeki çocuğu Çağan Irmak yeni film çalışmalarına başlamış, hatta iş çalışmayı geçip çekimlerin çoğunun bitmesine kadar dayanmış.
Filmin adı Prensesin Uykusu Senaryo yine kendisine ait olan filmin çekimlerin büyük kısmnının Yeşilköy'de gerçekleştiriliyor.Filmin mayısın ikinci haftası tüm çekimleri bitecek.
Yapımcılığını beklediğiniz üzre Most Production üstlenmiş yine.
Konusu;

Sıradan görünen ama aslında rengarenk karakterlere sahip bir grup insanın birlik olup kaderi değiştirme çabalarını hayatın tam içinden anlatan filmin başrollerinde Çağlar Çorumlu, Sevinç Erbulak, Genco Erkal, Alican Yücesoy, Şevval Başpınar, Ayşenil Şamlıoğlu, Funda Şirinkal ile konuk oyuncu olarak Işıl Yücesoy yer alıyor. Prensesin Uykusu’nun müziklerini aynı isimli şarkıya da imza atan REDD gerçekleştirecek. Filmin görüntü yönetmeni, Issız Adam ve Karanlıktakiler filmlerinde de ekipte yer alan Gökhan Tiryaki. Kullanıldığı teknikle farklı bir anlatıma sahip filmin post prodüksiyonunun yaz aylarında tamamlanması ve 2010 yılının Aralık ayında vizyona girmesi planlanıyor.

Ek Sayfalar

Bu blogdaki yazılar Kamil Akar'a aittir ama ego şişkinliği yapmaya lüzum yok, Copy Paste serbesttir. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hayallerine dokun, bloğuma dokunma

Gelecek Bölüm Promoları

Gelecek Bölüm Promoları
Güncelleme: BUGÜN (Fringe ve "V")

Followers

En Çok Okunanlar

İnternette Sansüre Hayır!

sansüre hayir

Twitter Şeysi

Video İzleme Zımbırtısı

Hayata Anlam Katanlar-1

Hayata Anlam Katanlar-2

Hayata Anlam Katanlar-3

Hayata Anlam Katanlar-3

Büyük Efsane'M

Hakkımda

Kısaca asosyal, okumayı ve yazmayı seven, 7/24 dizi izlese sıkılmayan, filmler hayatının gidişatını etkileyen, futboldan vazgeçemeyen bir kişiliğim :) Kendim için birşeyler karalıyorum, okuyan olursa ne âlâ, okuyan olmazsa ileride döner döner kendim okurum demiş ve başmışımdır... Başta dediğim gibi... Sadece ego tatmini!